Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.
[mc4wp_form id="4890"]
Zapisz Zapisz

Huzursuzluk- Zülfü Livaneli

Posted on 0 0

Satışa çıkar çıkmaz satış rekorları kıran Zülfü Livaneli’ nin Huzursuzluk kitabını okuyamadan hakkında çok şey duymuş, Livaneli’ nin röportajlarını okumuş fazlasıyla spoiler veren yazılar ile karşılaşmıştım. Konusunu bu kadar duyunca kitabı okuma isteğim azalmıştı. Ama bir kaç arkadaşın tavsiyesi ile ön yargılarımı kenara atıp, bir Huzursuz da ben oldum nihayet.

Bu kadar isteksiz başlayıp, yarım günde hiç elimden düşüremediğim Huzursuzluk beklediğimin çok üstündeydi.Mardinli bir gencin, Ezidi bir kıza olan aşk dramı ile başlayan, sadece inanç kimlikleri yüzünden yok edilmeye çalışılan Ezidi’ lerin soykırım belgesilini izliyormuşum gibi hissetirdi. Huzursuzluğu okurken, olayların gerçek olduğunu biliyor olmamdan, okuduğum dakikalarda bile belki bunların benzeri yaşanıyordur düşünceleri ile boğuşmaktan, ben hikayenin içine giremedim. O yüzden belgesel diyorum. Sanki insanların yaşadığı o korkunç zulmü, görüp izleyip de hiç bir şey yapamamış gibi hissederek. Ezidi’ ler hakkında bilinen yanlışlar, inançları ve kültürleri hakkında çok bilgiler içerdiği için de belgesel tanımını kitaba çok yakıştırıyorum.

Benim en çok duyduğum olumsuz eleştirilerden, öylesine yazılmak için yazılmış. Hikaye güzeldi fakat, bir Livaneli kitabı gibi değildi,  sanki güncel bir yazı gibiydi vs.. duyduğum olumsuz yorumların aksine, benim naçizane fikrim;

Böylesine gerçek, böylesine vahşice ve acımasızca süren bir  insanlık ayıbının ancak bu kadar yalın, yüzeysel ve soğuk anlatımı olmalıydı. Bir çoğumuzun hiç bilmediği kitaptan öğreneceği, bazılarının sosyal medyadan yada farklı kaynaklardan yakından bildiği bu gerçeklerin hiç süslenmeye, derinlikle  anlatıma ihtiyacı yok. Okudukça, yaşanan bu gerçekleri bir kez daha bilmek hissetmek yeterince derinden yaralayıcı, sarsıcı olmuş. Kendi dertlerimden utandıran bu insanların öyküsünü, böyle yalın sade hali bile içerime işlerken, kalbim birde derin edebiyat ile yazılmış halini okumaya dayanamazdım.

 

Kitapta alıntı olacak altı çizili çok güzel yerler var fakat onları alıntılar yazımda paylaşacağım. Fakat buraya çok beğendiğim  Zülfü Livaneli’ nin şu satırlarını eklemek istedim.

‘Ben sadece kendimi tedavi etmek için yazıyorum. İnsan denilen yaratıkların arasında yaşama gücünü tekrar bulabilmek için,..’

signature

Henüz Yorum Yapılmamış.

Bu yazı hakkında yorum yapmak ister misin?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir