Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.
[mc4wp_form id="4890"]
Zapisz Zapisz

Kurtlarla Koşan Kadınlar

Clarissa P. Estes

Bu benim ilk yazım öyle planlı, yada başlarken  hangisiyle başlasam diye hiç soru işaretlerim olmadan bu kitap ile çok mutlu başlıyorum.Bu kitap bir çok insana ama en çok da kadınlara gerçek iç sesi ile koşmayı  öğretecek bir kitap.Yazar 1971 yılında yazmaya başlayıp  20 yılı geçen bir sürede ancak kitabı bitirebildiği, 18 dilde çevrilen bu kitap eleştirenlerden bir klasik olarak görülüyormuş.Bir çok ödül alan bu kitap, okumayı seven her kadının bitirince içsel yaşamı konusunda terpi olurken vay be diyebileceği bir kitap.

İki günde 600 sayfalık kitaplar okuyan biri olarak bu kitaba başlayalı 5. ci aydayım,halen dörtte üçünü okuyabildim.Bu kitabın  üzerine bir çok kitabı okuyup bu kitabı da baş ucumda kendime  terapi olarak olarak tutacağım bir kitap olacak, ve sanırım bittikten sonrada ara ara açıp okuyacağım.

Bu kitabı sakin sakin, anlatılan masalların içinde fantastik bir ormanda yürümüş gibi, düşük nabızla başlayıp, doğru nefes ile yoga yapar gibi okumak gerekiyor.Tıpkı vahşi doğa yaşamında acele etmeden yaşamak gibi. Seri okuyamadığım halde hiç sıkılmadığım nadir kitaplarım arasında artık.Belki her yazdığı anlaşılmıyor gibi düşünebilirsiniz, ama her söylediği hissedilen bir kitap. Arketipsel piskoloji varsayımlarını konu alan  bir dille anlatılıyor. Arketiplerin doğuştan gelen ve evrensel olduğunu  yani içimizdeki vahşi kadın ile kendimiz daha çok güçlü hissettirip, sevdirecek bir kitap.

Kitabı bu kadar uzun zamanda yazdığından mı bilmiyorum,kitabı okudukça sonlara doğru yazarın da içindeki vahşi kadına, aşkının gelişip olgunlaşrak kurtlarla koşmaya başladığını ilerleyen satırlarda sürekli hissettim.yazarın da  kitabı yazarken yoğun çalışma ve emekleri ile çok geliştiğini düşünüyorum..

 

 

Yabanıl(vahşi) kadını, bir zamanlar doğal bir psişisik durumda  iken, yani doğru vahşi akla sahip olan daha sonra bir dizi olay sonucu ele geçirilen kontrol edilmeye ve bastırılmaya çalışılmış böylece aşırı evcilleşerek olması gereken içgüdüleri ölen kadın olarak tanımlıyor. İnsanlık tarih boyunca kadınların kültürel, sosyal, ekonomik, pisikolojik durumu hakkında hep farklı yöntemler kullanırken, bu kitapta bilmediğimiz değil kullanmadığımız kadını bize bir önerme ile sunuyor.

vahşi kelimesi öyle korkutucu gelmesin. Kadınlığın kökenini ruhunu annemizden , ona da annesinden  ta ki tüm kökene inip  gerçek saf öz kadınla karşılaşıp tanışana kadar içsel yolculuğa çıkartıyor. İyi ve terbiyeli uyumlu olmaya çalışırken onu, bilgisinden hareket etme yeteneğinden koparıp ruhsuzlaştıran gizlenmiş neyiniz varsa büyüklere göre çok eski masallarla analiz edip bakış açınızda reform yaratabilecek yenilikçi bir kitap. Sadece kadınların  değil, erkeklerinde okuduğunda kadının ruhunu çok iyi tanıyabileceği kitap, okurken keşke erkek ruhunu da böyle detaylı anlatan bir kitap olsa diye düşündüm .

Kitabı henüz bitiremediğimi söylemiştim. Yinede bu kitaba başlarken öyle 40.  50. sayfalarda birşey beklemeyin  derim. Ortalarına kadar sabırla bekleyin, 20 yılı aşkın sürede yazılan bir kitabı öyle bir çırpıda bitirmeyi beklemeyin. Ben sabırla ve severek bitirip, okudukça da buraya ekleyeceğim çok şey olduğuna eminim.

Yazarken her okuduğum kitabım için bıraktığı etkiyi, çikolatalara benzeterek tanımlayacağım. Kurtlarla koşan kadınlar; çok yoğun bitter çikolata tadında,tadı acı ve yoğun olsa da, gerçek çikolata yediğimi bildiğim bir tat oldu (zati en sevdiğim çikolata bitter dir).

kitapta en çok etkilendiğim bölümleri ALINTILAR başlığında ayrıca paylaşıyorum..

signature

Henüz Yorum Yapılmamış.

Bu yazı hakkında yorum yapmak ister misin?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir